mardi 12 juin 2007

Kirchberg 7/6/07



Şehir merkezinin yetersizliği nedeniyle devlet, 60lı yıllarda AB finans başkentini normalde bir yerleşim alanı olarak kullanılmayan bir başka platoda kurmaya karar vermiş ve şehre kırmızı bir köprü ile bağlamış. Kirchberg denilen, 3.5 km uzunluğunda, 360 hektarlık bu yüksek ve rüzgarlı plato, kırmızı köprü ile havaalanına ve Alman sınırına direkt bağlanan bir yol etrafında kurulmaya ve modernist Le Corbusier mimarisinden etkilenerek yapılanmaya başlamış. Komşu ülkelerin Luxembourg'a ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla fonksiyonu temel alarak kurulan bu yapay şehir, ne yazık ki global bir anlayışla planlanmamış.



"İdeal bankacı" için geliştirilen alan, kendi içinde bir şehir olma yolunda, büyük ve geniş ana yolu etrafında büyük banka binaları ve plazalar ile dolu. Yayalar için orada yürümek bir kabus, arabası olanlar içinse küçük bir Amerika..



Zaman içinde sadece bir işyeri yığını olması yapaylığını iyice ortaya çıkartıyor ve çalışanlara alternatif yaşama alanı yaratmak adına yerleşim alanları ve sosyal alanlar (filarmoni için sahne, spor salonu, alışveriş merkezi) ekleniyor.



60lı yılların mimarisi ile 2000lerin mimarisinin zorlama birleşimi ile bugünki halini alan bölge, yapaylığından kurtulamadığı için 'normal'leştirme çalışmalarına gidilmiş. Fonds d’Urbanisation et Aménagement du Plateau Kirchberg'den mimar Marianne Brausch'ın dediğine göre 'normal town fabric' yaratmaya çalışıyorlar. Buna ulaşmak için de köprüden başlayan ve platonun ortasından geçerek havaalanına kadar devam eden ana yolu grid sistemi ile birleştirip Avrupa kent planlamasına uygun hale getirmeye çalışıyorlar.

İlginç olan yorum ise "permanent work in progress" idi. Bu simulasyon şehir, bir yandan Deleuzian bir 'becoming' yaşıyor; ancak bunun yanında, yaşanan hayat yapaylıktan ve ona uygulanan zorlamalardan kurtulamıyor. Sürekli yapım aşamasında olan bir bölge hala insanı içine alan bir samimilik göstermiyor, ve her türlü uygulama iğreti duruyor.




Bu noktada şehir merkezi ile Kirchberg arasındaki fark, merkezin anlam ve kullanım değiştirmemesine rağmen yaşayan bir yer olması ve buna karşılık Kirchberg'e yeni anlamlar yüklenmesine rağmen hayat bulmaması..


Aucun commentaire: