samedi 16 juin 2007

the transport museum 11/6/07



Sabahın erken saatlerinde bir bankacı gibi Kirchberg yollarına düştük, ama vardığımız yer bir golf club'üydü. Jean'lerimizle bizi içeri almadılar tabi ki. Biz de Kirschberg semalarında gezdik aylak aylak.



Akşam 5'te Tram Museum'da "Luxembourg'da tramvay
yeniden servise girsin mi" toplantısındayız. Buna ihtiyaç var mı? Avantajları ve dezavantajları... Belediye Başkanı'nın sıradan bir vatandaş gibi geldiği toplantı, Luxemburgca yapıldığı için yabancı kaldık, ama sergiyi gezme imkanımız oldu. İlgi vardı, bu tartışma uzun süre gider. Yeni projenin sunumu ile heyecanlansa da insanlar, oluru olmazı yıllarca tartışabilirler.

The power of debate..

Bir nevi Koç Müzesi havası var. Garip mum mankenler ile yarı korkutucu bir müze. Son yüzyılda şehir ulaşımı nereden nereye gelmiş tüm belgeleri, arta kalan tüm malzemeleri toplamışlar, yağ kutularına kadar...




Dünü unutmamanın önemli noktası belgecilik, retrospektife en büyük yardımı yapıyor. Şimdi tramvayı yeniden hizmete sokmalı mı diye düşünürken son yüzyılda neler olmuş neler eksik kalmış, neler iyiydi diye düşünürken bambaşka bakış açıları sunabiliyor.. Fotoğraflarla da belgelenen bu tarih, yüzyıl boyunca tramvayda çalışmış insanları da unutmamış.. Benim için bunların arasında en ilginç olan, kadınların rolüydü. Tabi ki sadece 2.Dünya Savaşı sırasında 'erkeklerden boşalan' iş olanaklarına sahip olmalarıydı...



Dilini bilmediğimiz bu yerde, ıssız benzin istasyonu, boş otobüsler ve duran bir tramvay arasında kendi varlığımızı belgeledik...

Aucun commentaire: